Peltzman Efekti…

Posted on Mart 15, 2013

0


Son dönemlerde gözlemlediğim kadarıyla trafikte oluşan kazalar eskisine nazaran daha hızlı ve yaralanmalı gerçekleşiyor. Hâlbuki otomobillerimizin her geçen gün güvenli hale geldiği düşünüldüğünde; bunun teoride böyle olmaması gerekiyor.

1207 KONYA 4Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Hizmetleri Başkanlığı’nın web sitesinde yayınladığı ‘kaza istatistikleri’ de benim gözlemlerimi doğrular nitelikte. Bu istatistiklere göre; 2010 yılında, kayıtlara geçmiş 1.104.388 adet kaza var. 2012 yılında ise kaza adedi 2010 yılına göre yüzde 17’lik artışla 1.296.636 adede çıkmış. Bu kazalarda yaralanan kişi sayısı 2010 yılında 211.496 adetken 2012 yılında 268.102’ye ulaşmış. Buradaki artış oranı yüzde 27’ye ulaşıyor. Bu kazalarda hayatını kaybedenlerin oranı ise 2010 yılından 2012 yılına yüzde 2 oranında azalmış. Kısacası araçlarımızı gitgide güvenli hale geliyor ama içinde yaralananların oranı, kaza oranından daha fazla.

Bu benim aklıma ‘Peltzman efekti’ ismi verilen hipotezi getirdi. Sam Peltzman isimli ekonomistin ortaya attığı hipoteze göre ‘insanlar herhangi bir güvenlik standardında artış olduğunda daha riskli davranma eğilimine’ giriyorlar. Bu hipoteze otomobil kullanımı cephesinde bakarsak;

Geçmişte araçların kaza anındaki güvenlikleri düşük olduğundan pek çok kişi kuralların üstünde hız yapmaktan çekiniyordu.

Geçmişte araçlarda ESP gibi donanımlar olmadığından pek çok kişi virajlarda yavaşlayıp risksiz dönüşler gerçekleştiriyordu.

Geçmişte ABS çok az araçta olduğundan özellikle yağışlı havalarda pek çok kişi takip mesafesini fazlasıyla büyütüyordu.

Oysa şimdi yukarıda yazdığım pek çok çekince ortadan kalkmış durumda. Aracında ESP olanlar virajları daha ne kadar hızlı dönerim diye yarış içindeler. Denetlemenin olmadığı yollardaysa artık hedef, 150 km/s ile gitmek değil, 200 km/s bandını bildiğimiz standart binek modellerle devirmek oldu. Takip mesafesi ise sanki ABS sistemi fren mesafesini kısaltıyormuş gibi her hava koşulunda kısa tutuluyor.

Sonuçları ise yazımın başında gördüğünüz gibi bolca yaralı olarak karşımıza çıkıyor.

Bu noktada sormak istiyorum;

Gelişen otomobil teknolojileri bize yardımcı mı oluyor, yoksa bizi yanılmaya mı teşvik ediyor? Yoksa zaten teknoloji üretemeyen bizler, teknolojiyi de hatalı/ kuralları hiçe sayarak/ işimize geldiği gibi yorumlayıp bencilliğimizle baltalıyor muyuz?

Tulu Darıcan

Reklamlar
Posted in: Otomobil